Özgürlük Alanım

23 Apr 2008 yazar admin

Bir ressamın gerçek özgürlük alanının paletini tuvaline aktarırken yaşadığı zaman olduğunu düşünürüm. En azından kendim için böyle olduğunu fark edebiliyorum. Şöyle diyebilirim paletimi kendim tuvalimi de yaşam alanım olarak görürsem orda oluşan koridor ve geçen zaman benim gerçek özgürlük alanımdır.

Bu alana ihtiyaç mı duydum yoksa zaten var mıydı bilemem, ancak hatırladığım kadarıyla gördüğüm herhangi bir olayın veya sadece bir biçimin bende uyandırdığı heyecan ve merak duygusunun beni resim yapmaya ittiği bu süre içinde zamanın durduğu ancak çalıştığım yüzey üzerinde başka bir zamanın aktığıdır ve bu şekilde devam etti. Peki, neden insanın resmini yapıyorum? Burada da pek değişen bir şey yok, insan hep vardı, başka nasıl olabilir? Hayatımda elime ilk kedi yavrusunu on sekiz yaşımda aldım.

Resmimin temelini çok basitçe beçimin kendisi oluşturuyor. Çünkü biçimin yaşayan varlık olarak hergangi bir halini merak ediyorum, çünkü resim yapmayı seviyorum.

Resmin bana sunduğu her bir değeri seviyorum. Boyayı, boyanın kokusunu, fırçalarımı, tuvalimi, resmini yaptığım insanları, ama en çok çizgiyi, rengi, rengin sonsuz dünyasını, ışığı, gölgeyi seviyorum. Bütün bunları bir araya getirip bir resim ortaya çıkarmak öncelikle akıllıca bir kurgu oluşturmaktan geçse de aslında ortaya çıkan sonuç sadece beni (ya da resmi yapan herkimse) ifade eden bir dildir.

Orada ne olduğumu size söylerim. Ben buyum, bu kadarım ne daha az, ne daha fazla, özgürlüğüm de gerçeğim de budur.Bir ressamın gerçek özgürlük alanının paletini tuvaline aktarırken yaşadığı zaman olduğunu düşünürüm. En azından kendim için böyle olduğunu fark edebiliyorum. Şöyle diyebilirim paletimi kendim tuvalimi de yaşam alanım olarak görürsem orda oluşan koridor ve geçen zaman benim gerçek özgürlük alanımdır.

Bu alana ihtiyaç mı duydum yoksa zaten var mıydı bilemem, ancak hatırladığım kadarıyla gördüğüm herhangi bir olayın veya sadece bir biçimin bende uyandırdığı heyecan ve merak duygusunun beni resim yapmaya ittiği bu süre içinde zamanın durduğu ancak çalıştığım yüzey üzerinde başka bir zamanın aktığıdır ve bu şekilde devam etti. Peki, neden insanın resmini yapıyorum? Burada da pek değişen bir şey yok, insan hep vardı, başka nasıl olabilir? Hayatımda elime ilk kedi yavrusunu on sekiz yaşımda aldım.

Resmimin temelini çok basitçe beçimin kendisi oluşturuyor. Çünkü biçimin yaşayan varlık olarak hergangi bir halini merak ediyorum, çünkü resim yapmayı seviyorum.

Resmin bana sunduğu her bir değeri seviyorum. Boyayı, boyanın kokusunu, fırçalarımı, tuvalimi, resmini yaptığım insanları, ama en çok çizgiyi, rengi, rengin sonsuz dünyasını, ışığı, gölgeyi seviyorum. Bütün bunları bir araya getirip bir resim ortaya çıkarmak öncelikle akıllıca bir kurgu oluşturmaktan geçse de aslında ortaya çıkan sonuç sadece beni (ya da resmi yapan herkimse) ifade eden bir dildir.

Orada ne olduğumu size söylerim. Ben buyum, bu kadarım ne daha az, ne daha fazla, özgürlüğüm de gerçeğim de budur.

Kategori Makale | Yorum yok »

Karşı Sanat Basın Duyurusu

23 Apr 2008 yazar admin

Karşı Sanat Çalışmaları Nisan ayında Zulal Üşenmez Ertürk ve Halil Yavuz Ertürk’ün ortak resim sergisini sunuyor. Sergi 17 Nisan Perşembe günü açılacak ve 10 Mayıs 2008’e kadar açık kalacak.

Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’nden 95 yılında mezun olan Ertürk ailesi,

ikinci kişisel sergilerini eş zamanlı olarak KARŞI SANAT ÇALIŞMALARI’nın Gazeteci Erol Dernek Sokak’da yeni taşındıkları galerisinde birlikte açıyorlar.

Zulal Üşenmez Ertürk “Bir ressamın gerçek özgürlüğü, paletini tuvaline aktarırken yaşadığını” söylüyor. “Paletimi kendim, tuvalimi de yaşam alanım olarak düşünürsek, orada oluşan mekân ve geçen zaman benim gerçek özgürlük alanımdır” diyor. Sanatçı “… hatırladığım kadarıyla, gördüğüm herhangi bir olayın veya sadece bir biçimin bende uyandırdığı heyecan ve merak duygusunun beni resim yapmaya ittiği, bu süre içinde zamanın durduğu ancak çalıştığım yüzey üzerinde başka bir zamanın aktığıdır…” “…Peki, neden insanın resmini yapıyorum? Burada da pek değişen bir şey yok, insan hep vardı, başka nasıl olabilir? Hayatımda elime ilk kedi yavrusunu on sekiz yaşımda aldım” diyerek resimlerini anlatıyor.

Eleştirmen Suphi Yürek, Halil Ertürk’le ilgili olarak şöyle yazıyor:

Halil’in resimlerini oluşturan en önemli malzeme, günlük yaşama tanıklık yapan anların dönüşümüdür. Resimlerinin konularını ailesi, arkadaşları, dostları ve yakın çevresi oluşturur. Bu yaşamın görünür merkezidir. Bilmediği hiç bir şeyin, hiç bir kavramın peşinde değildir. Resimlerinin alt yazılara, açıklamalara ihtiyacı yoktur, aileniz kadar gerçektir. Bu gerçeklik kadar yalın ve içinden çıkılamazdır.

Resimlerinin ana merkezi ise yüzeysel ve görünüşteki mutluluğun arkasındaki gerilimler ve huzursuzluklardır.”

Halil’in resimlerini, günlük yaşamın duygularını, semboller ve ikonlar kullanmadan,

kendi kalender dünyasından sadece ve sadece resimsel olan ile bizlere aktardığı için önemli buluyorum”

Sergi Pazar günleri hariç 11:00-19:00 saatleri arasında izlenebilir.

Bilgi için:

Ayşe Çetinkaya

KARŞI SANAT ÇALIŞMALARI

Gazeteci Erol Dernek Sokak

Hanif Han, No 11, Kat 3, Daire 4

Beyoğlu İSTANBUL

Tel: 212.245 71 53

karsi@karsi.com

Kategori Basın, Sergi | Yorum yok »

Karşı Sanat Resim Sergisi

23 Apr 2008 yazar admin

Karşı Sanat Çalışmaları Nisan ayında Zulal Üşenmez Ertürk ve Halil Yavuz Ertürk‘ün ortak resim sergisini sunuyor. Sergi 17 Nisan Perşembe günü açılacak ve 10 Mayıs 2008′e kadar açık kalacak. Sergi, Pazar günleri dışında hergün 11:00-19:00 saatleri arasında izlenebilir.

Kategori Sergi | Yorum yok »

Sonraki sayfa »